Ana sayfa Köşe Yazarlarımız ANI YAŞAMAK – Köşe Yazısı

ANI YAŞAMAK – Köşe Yazısı

947
0

Bir can dostumun deyimiyle özgürlük anı yaşayabilmektir. Anlık kararları alabilmek veya onu uygulama safhasına geçirmek aslında iki farklı süreç bana göre. Kendi başına tüm etkilerden bağımsız aldığımız kararlar özgür, ancak bunu uygulama alanı bulup yapabilmemiz ise özgürlüktür. Bu bir bakış açısı tabii ki…  Biz bunun neresindeyiz?  Kendi iç dünyamızda ne kadar özgürüz veya yaşam koşullarında ne kadar özgürlüğümüzün tadına varıyoruz?

Bir düşünelim gözümüzü kapatıp, kendi iç dünyamızla iletişim halindeyken ne kadar özgürlüğü biliyoruz? Bilgimiz var mı yeterince ya da güçlü müyüz veya ne kadar uygulama alanı var düşüncelerimizin? İşte bu düşünce özgürlüğü olur ki bu özgür alan sonsuz değişim gösterir… Değişimde olmalıdır her daim ki bu olgu ise  kişiliğin  gelişimini gösteren  oluş biçimidir…

Bir düşüncenin uygulamasında özgür bir ortam olmalı… Oysa  bizlerin geçmişten günümüze kadar olan gelişimizde, tabuların çok öne çıktığını görürüz. Adeta bizim kendi düşüncemiz birden bu ortamda kaybolma tehlikesi yaşar. Zaten çoğunlukla özgür ortam yok olmuştur nerdeyse.  Biz insanoğlu bu alanı iyi yönetememişiz öyle ki çok kan dökmüşüz ve kendimizi hapis etmişiz… Güçlüye karşı yenik düşen yüz binlerce doğru yok olmuş gitmiş ve yerini uzun süre etkileri devam eden yasakçı ve yanlış fikirler ortamlarda kol gezmiştir…

Düşünelim biraz bunu. Bizler yanı insanoğlu kaç bilim adamını özgür fikirleri yüzünden hapis etmiş veya katletmişiz? Herkes bu gün bile yüzlerce kişiyi bir çırpıda söyleyecektir hemen. Çünkü düşünce yüzünden mağduriyetler yaşanmış ve genelde kim güçlü ise onun düşünceleri hâkim olmuştur ortama ve sürece…  Genelde de yeni fikirlerdir mağduriyetlerin yaşandığı sistem yada yanlış ve eski düşüncelere göre oluşturulduğundan dolayı özgür ortam olamaz. Çünkü değişimin önü her daim kapalı olmuştur.  Aslında özgür olan düşünce yapımız kendi kendine özgürdür işte başta da dediğim gibi ne kadarını paylaşabiliyoruz bu özgür düşüncemizden veya ne kadar yapabiliyoruz?  İşte dostumun ani yaşamaktır dediği özgürlük iki aşamanın yapıldığı alandır ve özgürlüğün adıdır.

Toplumlar özgür bireylerden oluşabiliyor olmasına rağmen toplum içinde kendini ifade ederken kişiye;  toplum yargıları özgür düşünmesini engel oluyor. Bireylerin oluşturduğu toplum yönetim sistemi;  o yüzden toplumun gerisinde kalıyor ve cephe savaşı başlıyor… Değişim olabilmesinin en basit yolu ise fikir ve ifade özgürlüğüdür. İsmi var olup kendisinin olmadığı toplumsal sistemler adeta kendi kendinin hapishanesidir. İşte o yüzden kabul etmesek de toplumun doğruları üzerine kurulmuş bir yaşantımız vardır. Bizi mutlu etmeyen kendi düşüncelerimizi uygularsak inanın biz kendimize bile çılgın demeye başlarız. Aslında isteklerinizden korkar hale geldiğinizin ifadesidir bu!  Korkarak ama isteyerek yaptığınız birçok şeyi düşünün…

Aslında toplumda, toplumun ve sistemin istediği gibi insan yoktur hatta olamazda inanın buna. Nerde yaşıyorsanız yaşayın, kimse toplumun ideal dediği bir yaşam ve yaşantıya sahip değildir. Öyle ise neden topluma göre sistemler olmaz? Çünkü atalarımız bunu yapmamış, kölelik toplumunun halen etkileri güçlü ve haklı olarak devam ediyor. Büyük daima doğru der! Çünkü biliyordur zannedersiniz ve her büyük âlimdir sanki… Dinsel tabulardan bahsetmiyorum bile…

Gözlerimizi kapatırsak özgürüz ama açtığımız anda kısıtlı bir özgür ortamın içinde olduğumuzu görürüz. Bu herkes için geçerlidir… Size bir sır vereyim… “insanoğlu ancak rüyalarında özgürdür. Birde anı yaşarken… “