DOLAR 8,86701.19%
EURO 10,47991.21%
ALTIN 499,051,70
BITCOIN 380464-2,01%
Ankara
15°

PARÇALI BULUTLU

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

KURAN ÇEVİRİSİ

ABONE OL
8 Nisan 2017 11:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Namık Kemal ve Cevdet Paşa zamanından beri söylendiği gibi İslam dini akla uygun, ilerlemeyi emreden bir dindir, o halde onun kutsal kitabının herkesin anlayabileceği Türk diline çevrilmesini düşünmek bir mantık gereği gibi gözüküyor.

“Türk halkı bu kitaba inanıyor fakat ne dediğini anlamıyor. Her şeyden önce o kadar bağlı olduğu bu kitabı kendi diliyle anlayabilmelidir.”

1908 devriminden sonra İslamcı basında bazı Kuran çevirileri yapılıyor ve bunlara mealen çeviri deniyordu. Bu, Şeyhülislamlığın emriyle yasaklanmasına rağmen devam etmiş.

Cumhuriyet döneminde bu iş, dil bakımından konunun uzmanı Mehmet  Akif’e verildi ve bir bütçe oluşturuldu.

Mehmet Akif’in  Mısır’a gittiğinde, Muhammed Reşit Rıza adında ün salmış, yeni selefiliğin kurucusu bir zat , ta Meşrutiyet zamanından beri görüşlerini al-Manar adlı bir dergide yayıyor; bu zat,Suriye asıllı bir Osmanlı vatandaşı iken Mısır’a yerleşmiş,İttihat ve Terakkiye karşı Adem-i Merkeziyet la merkeziye partisini kurmuş,Birinci Dünya Savaşı  başlarında Mısır’daki İngiliz makamları ile birleşerek Şerif Hüseyin ayaklanmasının hazırlanmasında rol almış,Arapları temsilen Versaille barış Konferansına delege olarak gitmiş.

Al-Manar’da yayımlanan yazılar istanbul’da çıkan Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşat dergilerinde yayımlanmıştır.( Mehmet Akif, reşit Rıza, Muhammed Abduh ilşkisi)

Reşit Rıza ,1922’de Kuran Çevirisi ve İslamlığı Bozacak , İnkar ettirecek sonuçları adlı bir kitap yazmış. Reşit Rıza, Kuran’ın on bir suresinden aldığı ayetlerle bu görüşü ispatlamaya çalışıyordu. Bu ayetlerin hiçbirinde  Tanrı:” Sözlerimizi kimse başka bir dile çeviremez.” dememektedir. Üstelik bu metinlerde Rıza’nın söylediklerinin tersi anlamlar çıkmaktadır. Bu ayetler Kuran’ın kendisinin de bir dil ve anlam sorununu ele aldığını göstermektedir. Cahiliye Arapçası ile düşünen Araplara :” Kuran’ı onlara anlayacakları açık bir dilde Arapça olarak bildiriyoruz; yine de anlamıyorlar.” ; “Kuran’ı onlara yabancı bir dilde bildirseydik o zaman da anlayacağımız bir dilde , Arapça olarak bildirseydi ya diyeceklerdi.” sözleri de dil ve anlam güçlüklerini hem de Kuran’ın indiği toplumda kendi dilinde dahi güçlükler oluştuğunu gösterir. Bu, şunu gösteriyor .Araplar,kendi dilleri ile kendilerine inen Kuran Arapçası ile kendi dillerindeki anlamın örtüşmediğini, toplumun bunu kabul etmekte sorunlar yaşadığı.

Reşit Rıza ,görüşlerini Ebu Hanife’ye dayandırıyor ve bir çok delil üretiyordu.Ona göre Ebu Hanife de ,bu kitaba göre, Kuran başka dile çevrilemez diyordu.Reşit Rıza kendi içinde birçok tezadı barındıran biri.Marmeduke Pikthal adlı bir İngiliz Müslüman olmuş ve Kuran’ İngilizceye çevirmişti. Reşit Rıza, ona, Kuran’ın İngilizceye çevrilebileceğine dair fetva vermiş ve yazdığı kitabın üzerinden sadece dört yıl geçmişti. Bu fetvasını da Ebu Hanife’ye dayandırmış ve dört yıl önce yazdığı kitapta Kuran’ın başak bir dile çevrilemeyeceğine dair fetva verirken dört yıl sonra bu İngiliz’e çevrilebiliri fetvasını da verirken Ebu Hanife’yi delil göstermişti.

Kuran’ın İngilizceye çevrilmesine fetva veren Reşit Rıza ,Türkçeye çevrilmesine karşı çıkmış ve bunu yapmaya kalkışanları tekfir etmiştir.Rıza’nın asıl amacı Kuran çevirisi değil Türk düşmanlğıdır.Ona göre Türkler ta başlangıçta, Selçuklulardan beri Arapçayı devlet dili yapmadıkları için suçludurlar.Müslüman olan bütün toplumlar Arapçayı benimsemişler  sadece Türkler dilde “kavmiyetçilik” yapmışlar ve Arapçayı benimsememişlerdir.Bu da Türklerle Araplar arasında düşmanlık oluşturmuştur.Kuran’ Türkçeye çevirme işi de İslam alemini parçalamaya dönük bir eylemdir. Kuran , Türkçeye çevrilirse , Türklerde Araplara ait ne varsa atılacakmış. Amaç  “ Arapçayı yok etmekle Nebilerin sonuncusunun kalbine Tanrı’dan inen Kuran’ı halkın kalbinden yok etme, Onun yerine Turan’lı dinsizlerin uydurma Türkçe Kuran’nı koymak”mış.

Türkler,  “ Kemalciler” gerçekten bir din reformu yapmak istiyorlarsa bunun daha basit ve dine uygun bir yolu vardır: Arapçayı resmi devlet dili olarak almak , okullarda yalnız Arapça öğretmek, Türkleri Arapça konuşturmak… Bu yolda gitmezse yeni Türk devleti kafir bir devlet olacaktır.”

Mehmet Akif, Mısır’a gitmişti. Reşit Rıza’nın bu görüşleri onu ürküttü. Yapacağı Kuran çevirisinin resmi bir metin olmaması şartını koştu, verilen ödeneği geri çevirme dürüstlüğünü gösterdi,yaptığı çeviriyi bir medrese hocasına emanet etti, sağlığına kavuşup Mısır’a dönerse üzerinde çalışmaya devam edeceğini söyledi ve Türkiye’ye döndü, öldü.

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.