Ana sayfa Hülya İle Gündeme Dair ÇANAKKALE, HİÇ AKLINA DÜŞTÜ MÜ? – Köşe Yazısı

ÇANAKKALE, HİÇ AKLINA DÜŞTÜ MÜ? – Köşe Yazısı

2668
0

Polatlı Belediye Tiyatrosu tarafından sahnelenen, “Şehadet” isimli Tiyatro oyununu geçen yıl izlediğimde; Milli duyguların coşkunun kat kat arttığı, geçmişten günümüze 100 yıllık Şehadetin hikâyesini anlatan oyundan çok etkilenmiştim. İzleyici ve oyuncuların birbirleriyle bütünleştiği, Milli birlik ve beraberliğin en güzel örneğini görmüştüm. 18 Mart Çanakkale zaferinin 102.nci yıl dönümü dolayısı ile oyun tekrar sahnelendi. Bu sene biraz değiştirilmişti. 15 Temmuz Darbe girişimini anlatan ilginç bir giriş yapıldı. Darbeci generali canlandıran ATİ (Alaattin Taymaz) ve Askerleri seyircilerin arasından sahneye doğru gelirken kuru sıkı tabancalarla Darbeci generalin işaret ettiği yerlere ateş etmesi oldukça ürkütücü ve düşündürücüydü. Seyirciler arasında, yüksek gürültülü silah sesleri eşliğinde kısa bir panik havası yaşandı. Ömer Halis Demir’in darbeci General Semih Terzi’yi, öldürme anı görülmeye değerdi. Fakat Ömer Halis Demir’in Şehit düşmesi de bir o kadar üzücüydü. Seyirciler bir kez daha Ömer Halis Demir için gözyaşı döktüler. Allah bir daha Milletimize böyle acılar yaşatmasın!…

***

Anadolu’nun bağrından semaya, yükselen ezan sesleriyle birlikte, komutan Arif Esmek ‘in Türk askerlerine kendi cenaze namazlarını kıldırmasıyla Şehadetin hikâyesi başladı. Oradaki manevi ruhun yansıttıklarını görür gibi oldum. Bu ruhun içerisinde kişisel bir beklenti yoktu. Bu ruhun içinde adına vatan dediğimiz topraklarımızda, bayrağımız altında özgürce yaşamak ya da o bayrağın altında şehit olmak vardı. Gidip de dönmemek vardı ve hepsi gittiler…  Vatan uğruna hepsi ŞEHADETLE RIZIKLANDIRILDILAR!  Sonrasında Çanakkale Savaşları’nda gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdıran Seyit Onbaşı büyük bir güç ve imanla 215 Okkalık mermiyi kaldırışı vardı sahnede… Seyit onbaşıyı canlandıran oyuncumuz bu senede oyunun temposunu daha da artırdı. Babasını, eşini, oğlunu, bu vatan toprakları uğruna şehit vermiş şehit anaları da unutulmamıştı… Al bayrağa sarılı tabutun başında çaresiz yüreği yanmış ayakta duramayan şehit annesinin gözyaşları, babam nerede diye soran şehidimizin gelinlik giymiş evladının feryatları, yüreklerimizi bir kez daha parçaladı. O evladın, düğünüm olacaktı babam nerede feryadını, şehit annesinin yavrum, kuzum, kızını kim gelin çıkaracak feryatlarını o acıyı ta yüreğimizde hissettik.

***

Ananın, babanın, evladın yüreklerine düşen ateşler yıllar geçse de sönmüyor acılar hiç dinmiyor. Günümüzde de böyle!..Sevim Işık orada şehit evladının tabutunun başında, gerçek duygularını yaşıyordu. Kendisinin bir şehit haberi duyduğunda, burnundan kan gelene kadar hıçkırarak ağladığına, çoğu kez şahit olmuşumdur. Oyunun finali hakkında da mutlaka söylemem gerekiyor; Güneydoğu’da Vatan için, Bayrak için canını veren ilk görev şehitlerimiz; Öğretmenlerimiz, Sağlık çalışanlarımız, Askerlerimiz, Polislerimiz, İşçilerimiz; ‘Vatanım için şehit oldum! Ama Bayrağımı bırakmadım!’’ söylemleriyle sahneye çıktıklarında tepeden tırnağa ürpererek Milletçe, kardeşçe birbirimize kenetlenip onların yokluklarını, acılarını bir kez daha yaşadık. Salondaki şehit yakınlarıyla birlikte gözyaşlarına boğulduk. Ruhları şad, mekanları cennet olsun… Cumhuriyetimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi borçlu olduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Şehit düşmüş atalarımızı, bu vatanın ne zorluklarla vatan olduğunu bir kez daha bu oyunda hatırladık.

***

Çanakkale, Sakarya, her gün aklımıza düşmeli… 100 Yıllık şehadeti, günümüzden geçmişe doğru duygu dolu anlar yaşatan, Polatlı Belediyesi Tiyatro eğitmeni ve sanat yönetmeni Mustafa Yeşilyurt’u,  Şehit Anası  Sevim Işık’ı, Komutan Arif Esmek’i, Alaattin Taymaz ve adını burada sayamadığım tüm ekibi, genç oyuncu kardeşlerimi, bir kez daha tebrik ediyor, alkışlıyorum. Ezan sesleri susmasın, vatan bölünmesin diye canını bu vatana feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Sakarya’yı Çanakkale destanını ve ardındaki manevi ruhu, gelecek nesillere aktarmak hem dini hem de milli borcumuzdur. Bütün bu gerçekler karşısında bize düşen en önemli görev, Çanakkale ve Sakarya ruhunu çok iyi anlamak ve anlatmaktır. O ruhu tüm benliğimizle yaşamak ve yaşatmaktır. Gelecek nesillere bu ruhu aktarabilmektir. İlçemizde Tarihi Alanların tanıtımı ile ilgili çok önemli bir görevi başarıyla yerine getiren Kadim Koç Albayı da bu vesile ile kutluyorum. Bu Vatan bizim! Milli birlik ruhunu, Bu güne Kadar bu Vatan için canlarını feda etmiş şehit ve gazi yakınlarının acılarını, Polatlı Belediye Tiyatro ekibinin Şehadet oyunu sayesinde bir kez daha yüreklerimizde hissettik!..