Ana sayfa GÜNDEM “Bizi kampa göndermeyin”

“Bizi kampa göndermeyin”

1480
0
PAYLAŞ

Pazartesi günü haberini yaptığımız Türkmen kızı Yasemin, amcası tarafından Bursa’ya kaçırıldı.

Yasemin’in haberini yaptığımız Polatlı dışındaki İğciler yolu kenarındaki çadır kampta bulunan akrabaları ile görüştük. Türkmen kızın haberimizin ardından Bursa’da bulunan amcası tarafından Bursa’ya götürüldüğünü öğrendik. Yasemin ve ailesi çadır kampta yaşayan diğer Türkmenlerle birlikte, daha önceki dönemde Bursa’da bir çadır kampta yaşarken yine basın tarafından yapılan haber sonrasında kampa götürüldükleri için Kilis sınırında kurulan mülteci kampına gönderilme korkusuyla yaşıyorlar.

“Suriye’de ölürüz yine de kampa gitmeyiz”

Türkmenlerin korkulu rüyası olan bu mülteci kampında neler yaşanıyor? Bizlerin bilmediği gerçekler neler, merak içerisindeyiz. Ali ve Zeynep çifti ise diğer Türkmen anne ve babalar gibi korku içerisinde yaşıyor. Ne -3 derece soğukta bez çadırlarda yaşamak, ne de aç kalmak değil korkuları. Tek korkuları sınırdaki kampa gönderilmek.

3 yıl önce ülkemize gelen Türkmen bir aile babasının ağzından çıkan bu söz, sınırdaki mülteci kampının ne denli güvensiz, Türkmenlere karşı nasıl acımasız olduğunu ortaya koyuyor. Ali ve Zeynep yakınlarının hepsini kaybetmiş neredeyse, kaybetmeye de devam ediyorlar. Yalnızca çocuklarıyla birlikte savaştan uzakta yaşamaya çalışıyorlar. Çocuklarının ayaklarında bırakın çorabı ayakkabı bile yok. Bizleri ve polis aracını görünce endişe içerisinde ağızlarından bu sözler dökülüyor “Bizi kampa yollamayın ne olur, Suriye’de ölürüz ama yine de kampa gitmeyiz.

Türkmen kadınları endişeli

Türkmen kadınlarla yaptığımız konuşma sonrasında ise anlıyoruz ki onlar için hayat daha da zor. Eşlerini ve çocuklarını kaybeden Türkmen kadınlarının korkusu şu ki; sınırda bulunan mülteci kampında Suriyeli mültecilerden tarafından tecavüze uğrayan onlarca kadın var. Bu kadınlarla aynı kaderi yaşama ihtimali bile onların korkularını anlamaya yetiyor. Kampın güvensizliğine ve zorluğuna dair duyduklarımız bizi epeyce şaşırtıyor ve üzüyor. Savaştan kaçalım, canımızı kurtaralım derken sınır kampında da hayatından kayıplar vermeye devam ediyor bu insanlar.

Kampa gönderilme korkusu göç ettirdi

Pazartesi günü manşetimizde yer alan haberimizden sonra, Türkmenlerin ilçemizde yaşadığı çadır bölgesine gittiğimizde yaklaşık 30 kişilik çadır kampta bulunanların yiyecek, battaniye, giyecek ihtiyaçlarını tespit ettik. Polatlı Belediyesi, Polatlı Kent Konseyi aracılığıyla bir kamyonet yardım malzemesini kampa götürdük. Bu arada erkekler için Ayaş’ta bir tarlada iş olanağı da yaratıldı. Yardımları götürmek için tekrar gittiğimizde karşılaştığımız manzarada çadırlar sökülmüş ve bütün kampta yaşayanlar 7-8 araca bindirilmiş kaçış için yola çıkıyorlardı. İş bulma amacıyla yaklaşık 1 ay önce onlar da Polatlı’ya gelmiş ve kampa gönderilme korkusu ile kaçmaya çalıştıkları bu alana yerleşmişlerdi. Ne düzgün bir iş bulabildiler ne de hayatlarına daha iyi şartlar altında devam edebildiler. Hava şartlarına dayanabilecekleri kadar dayanabildiler. Bir kısmı ev bulmaya çabaladı fakat maaşları olmadığı için bu konuda hiçbir çözüm sağlayamadılar. Tek korkuları bizlere her cümle başında söyledikleri gibi eziyet gördükleri o sınır kampına gönderilmekti.

“Kampta bizim gibi kadınlara tecavüz ediyorlar, kızlarımızı kaçırıyorlar”

Özellikle Türkmen kadınlar korkularını şu şekilde dile getirdiler “Bizim kocalarımız çocuklarımız Suriye’de öldü, biz burada akrabalarımızın arasında yaşıyoruz. Burada ölmeye razıyız ama bizi ne olur kamplara göndermeyin. Bizim gibi kadınlara Araplar tecavüz ediyor, kız çocuklarımız kaçırıyorlar, satmaya çalışıyorlar.”dediler. Korku doluydu her birinin yüzü. Belli ki Kilis sınırında bulunan bu mülteci kampında aslında her birimizin bilmediği birçok çarpıcı gerçek vardı. Adeta bir savaştan kaçar gibi eşyalarını toplayıp, Eskişehir istikametinde 7-8 araçla yola çıktılar. Bu korku Türkmen aileleri Polatlı’dan da göç etmek zorunda bıraktı.