DOLAR 8,6302-0.43%
EURO 10,1318-0.32%
ALTIN 489,33-0,44
BITCOIN 374264-4,55%
Ankara
22°

AÇIK

13:02

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Dün gece yağmur yağdı, Türkmen kızının üstüne… – Köşe Yazısı

ABONE OL
13 Mart 2017 08:45
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dün gece yağmur yağdı. Aklım Yasemin, küçük kız kardeşi Leyla ve annesinde kaldı. Ben sıcacık rahat yatağımda güvenli bir şekilde evimde uyurken, acaba bu küçük kızlar çarşaflardan oluşturdukları çadırlarında gecenin ayazında yağan yağmurun altında ne yapıyorlardı? Düşünmeden edemedim düşündükçe içimi bir sıkıntı kapladı. Kim bu küçük kızlar diye merak ettiniz mi? Geçen gün Turan caddesinde, konağın önünden geçerken yardım isteyen iki kız kardeş…

***

“Eee ne var bunda, alıştık artık devlet yardım ettiği halde ilçemizde de her sokak başında yardım isteyen kaba bir tabirle dilenen bu Suriyelilerden her mahallede var” diyebilirsiniz. Evet, Devletin bir çoğuna iyi imkanlar sağladığı halde o çocuklar, kadınlar sokaklarda neden dileniyorlar? Kızıyor yüzlerine karşı tepkilerimizi de dile getiriyoruz. “Ayıp değil mi? Devletimiz size bizden iyi bakıyor. Maaş bağladı ev veriyor, iş veriyor vergi almıyor. Kartlar verdi. İstediğiniz mağazadan alışveriş yapıyorsunuz. Hatta aldıklarınızı beğenmeyip pazarda satıyorsunuz. Ülkeniz için savaşmıyor. Eliniz ayağınız tutuyor, keyfinizden sürekli de nüfusun çoğalmasına katkıda bulunuyorsunuz? Hatta ben bu ülkede misafirim demeyip bu ülkenin esnafını dövüyor, kadınlarına kızlarına laf bile atıyorsunuz. Üstüne tüm bu imkanlar yetmezmiş gibi çocuklarınıza sokakta ya mendil satıyor ya da dilendiriyorsunuz” Bu cümleleri hemen hemen hepimiz kuruyoruz. Sizleri çok iyi anlıyorum. Çoğunuz tepkilisiniz bu durum karşısında. Ama bir de bu görünenlerin dışında insanlık dramı yaşayan, soğukta susuz elektriksiz yaşama tutunmaya çalışan zor durumda Türkmenler de var.

***

Ülkesinden Türk askerlerinin yardımıyla kaçmış, bir çok yakınını o anlamsız savaşta kaybedip geride bırakıp gelenler de var içlerinde. Çok uzatmayım. Yasemin, kız kardeşi ve annesi de bu ailelerden biri. Yasemin yardım istediğinde ilk tepkim bu oldu. Devlet size yardım ediyor. Güzel bir genç kızsın, sokaklar tehlikeli, yavru bir kediye bile tecavüz ediliyor, sokaklarda dilenmek hem tehlikeli hem de yakışmıyor bir genç kıza dedim.

Yasemin; “Abla biz Bayır bucak Türkmeniyiz. devletten yardım alamıyoruz. Eğer akşama kadar bir naylon parası toplayabilirsem çadırımızın üstünü naylonla kaplayacağım” dedi.

Yaseminin temiz pırıl pırıl bir yüzü vardı utangaçtı. çok düzgün Türkçe konuşuyordu. Türkçeyi çok güzel konuşması ilgimi çektiği için yaşam hikayesini dinledim. Muhabir kardeşlerimizi çağırdım onlar da dinledi kız kardeşi ile Yasemine yemek yedirdiler. Yasemin ve kız kardeşine yeni kıyafetler aldılar. Dedikleri gerçekten doğrumu diyerek yaşadıkları yeri görmek için çadırlarını doğru yola çıktık. Polatlı merkezden baya uzakta bir yerde 30 aile yaşıyor. Bir anda etrafımızı kadın, erkek ve onlarca çocuk sardı. O kalabalığın içinde Yaseminin çadırına gittik.

Anlattıkları doğruydu…

İki tane ince çarşaf parçasını bir ağaca tutturmuşlar annesi, kız kardeşi ve kendisi o çadıra sığınmışlar. Etrafımızı saran çocukların üstlerinde incecik kıyafetler oldukça kirli, ayakkabıları bile olmayanlar çoğunluktaydı. Annesinin bulunduğu çadıra girdiğimizde ne yastık ne battaniye hiçbir şey yoktu. Onlarla birlikte orada kamp kurmuş onlarla birlikte orada bulunan Suriyeli Arap ailelerin çoğunun arabaları vardı ve yağmur yağdığında arabalarında kaldıklarını söylediler.

***

Yasemin babasını kaybetmiş, tek gözü kör olan 17 yaşındaki ağabeyini de zorla Bayırbucak’ta savaşa almışlar. Bir kısım Türkmenlerde var 30 ailenin içersinde ve yardım bekliyor Türkmenlerin hepsi. Suriyeli Arap olanlar tepkili bir şekilde yanımıza geldiler. Devlete haber vermeyin. Verirseniz bütün beddualarımız üzerinize olsun. Devlet bizi toplayıp sınırdaki kamplara yolluyor. Kamplarda da bizi istemiyorlar zulüm görüyoruz dediler. Bayırbucak’tan gelen Türkmenlerde; “Kilis’ten Eskişehir’e geldik tarlalarda çalıştık ama paramızı alamadık. Daha sonra hepimiz burada toplandık” dediler. Orada bulunan Türkmen aileleri devletten yardım alamıyor. Çocukları, Suriyeliler tarafından Polatlı’nın sokaklarında dilendirilmeye gönderiliyor. Neyse bırakalım onları… Ben, Yasemin, annesi ve kız kardeşinin o kaosun içersinde heba olup gitmesini istemediğimden yaşam şekillerini ve zorluklarını gördüğümden onların imdat çığlıklarını duyurmak istedim sizlere. Bu arada o kampa yalnız gidemezsiniz. Gitseniz bile oradan çıkmanız çok zor olacaktır. Bizler Bayırbucak’ta savaşan çok değerli bir kardeşimizi ve arkadaşını da yanımıza alarak gittik. Yasemin ve ailesine ve de orada onlar gibi olan Bayırbucak Türkmenlerine duyarsız kalmayacağınızı biliyorum. Unutmayın orada bir insanlık dramı yaşanıyor. En azından anne ve çocuklara güvenilir bir ortamda imkan sağlayalım.

Sağlıcakla kalın…

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.