DOLAR 8,82350.04%
EURO 10,32730.03%
ALTIN 497,050,19
BITCOIN 375909-3,83%
Ankara
20°

AÇIK

13:00

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

MEHMET EYMÜR’E GÖRE DOĞU PERİNÇEK’İN “ERGENEKON” YAZISI – Devamı

ABONE OL
11 Mart 2017 08:32
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsanlarının ‘köşe dönücülüğe’ koşullandırılarak, paraya ve çıkarlara endekslenmiş, tüm manevi değerleri yıpratılarak dejenere edilmiş bireylerden oluşan bir topluma dönüştürülen kitleleri, sivil unsurların etkinlikleri birleştirecek, özüne sarılması gereğini motive edecek, moral ve umut kaynağı olacaktır. Bu sayede Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütler, önlerinde ilk kez bir sivil kontra hareketinin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobi’nin faaliyetleri, siyasi otorite grupları ile dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimleri etkisiz kılınacaktır. Lobi’nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, doğal olarak Kemalist sivil ‘Lobi’ ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır.       (Örneğin: benzer dış güç odakları arasında yer alan Mason locası ve Bilderberg grubu ile iş birlikçililiğe yönelmesi gibi) Aksi halde halkla bütünleşmeleri mümkün olmayacaktır. Mevcut Medya yapılanması ise; Kemalist sivil ‘Lobi’nin faaliyetleri karşısında, çıkarlar adına, halkı siyasi otorite guruplarına yönlendirmeyi ve bütünleştirmeyi başaramayacaklardır.

(Lobi’nin amacı) Türkiye Cumhuriyeti’ni etnik/fundamentalist/siyasal/ekonomik faktörlerinden yararlanılarak; bölerek yıkmayı, başarılmaz ise çıkarlara yönelik yönlendirilmelerle bir anlamda yönetebilmek hedef alınmıştır. İlk adımlarının kültürel ilişkiler düzeyinde atıldığı söz konusu kuruluşların bugün ulaştığı nokta, mevcut rejimi tümüyle kontrol altına alma aşamasına eriştiği gibi; ülkenin bölünmenin eşiğine getirilebilmiş olmasıyla da ne denli büyük sakıncalar yaratılabileceklerinin son 15 yılda yaşanılan olaylar ile ortaya çıkmıştır.

Her birinin ardında görünen sözde vakıf kuruluşlarının finanse ettiği söz konusu sivil toplum örgütleri, bilindiği üzere, gerçekte ait oldukları ülkelerin hazine kasalarından karşılanan milyarlarca dolarla finanse edilmektedirler. Atacakları her adımı ise; yine ait oldukları ülkelerin gizle istihbarat örgütlerinin son derece deneyimli araştırmacı teorisyenlerince planlanmaktadır. Türkiye’de faaliyet göstermekte olan yabancı sivil toplum örgütleri, kültürel, ekonomik, bilimsel ve siyasal olmak üzere her alanda her türden argümandan yararlanılmaktadır. Yabancı sivil toplum örgütleri, Türk halkının demokratik haklarını kullanabilmek amacıyla kurdukları, sözde sivil toplum örgütleri, dernekler, vakıflar, medya ve benzer faaliyetlerini de finanse ederek, kendilerine yerli işbirlikçiler oluşturmaktadırlar.

Siyasi otorite grupları, salt oy kaygısı ile tarihsel süreç içinde tarikat liderleri ile işbirliğine yönelmişlerdir. Cumhuriyet yasalarıyla men edilmiş olmasına karşın; dergahların faaliyetlerine göz yummuşlardır. Çıkara dayalı bu sorumsuz tutum sonucunda ise; rejim karşıtı fundamentalist görüş iktidar olabiliştir. Bu iktidara son veren koşulların oluşturulabilmesi için, büyük ve olağanüstü bir karşı çaba gereği doğmuş ve sonucunda dış ülke otoriteleri ile yerli işbirlikçilerinin tarih önünde ‘sivil darbe tezgahı’ , ‘Türk Silahlı Kuvvetleri dayatması’ olarak tanımlama cüretini gösterebildikleri 28 Şubat süreci yaşanmıştır.

Siyasi otorite gruplarının çıkarları adına MAFYA grupları oluşturduğu ve bu yolla pek çok devlet ihalesi, bankalar, stratejik öneme sahip enerji üretim tesislerinin yanı sıra; çeşitli üretim birimleri adeta ‘ ele geçirme’ operasyonları sonrasında yandaş kartellerin eline geçtiği, uyuşturucu, silah ve kumarın, her dönemde ve her gurup tarafından finans kaynağı olarak kullanıldığı… Kamuoyunu etkileyen, yönlendiren ve biçimlendiren medya organları, ülke çıkarlarını hiçe sayarak, salt kendi çıkarlarına uygun hareket eden mekanizmalar haline getirilmiştir.Direnenleri ise; önüne çeşitli setler çekilerek ayakta kalıp varlıklarını sürdürmeleri olanaksız kılınmıştır.

Türkiye’de 1995 yılından 1999 yılına değin oldukça kısa bir süreçte, küçük bağımsız tek bir yayınevi kalmamıştır. Çünkü medya kartelleri ile banka sektörü kitap yayıncılığına üstelik kar oranı çok düşük olmasına karşın yönelmiş, her türlü düşünce üretimine bu yolla çok kolayca, zahmetsizce ve topluma hissettirilmeksizin sözde kültür hizmeti gerçekleştirilerek son verilmiştir.

1950-1960 doğumluların ardından gelen kuşaklar arasında varlığından söz edilebilecek tekbir yazar yetişmemiş olması, faaliyetlerin ne denli sindirici, yok edici ve zararlı olduğunun en belirgin kanıtı. Türk sivil toplum örgütlerinin finans kaynaklarının, yabancı ortaklı karteller ve dış ülkelerin vakıf veya sivil toplum kuruluşları, derneklerden başlayarak vakıf ve sivil hareket örgütleniş biçimlerinin her aşamasında ülke dışı kaynaklarca finanse edildiği. Programlanan kamu örgütlenişinin, ulusal çıkarlara uygun olmasının beklenemez. ‘Lobi’nin göstereceği faaliyetler ile yukarıda işaret edilen alanlarda çok daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplayabileceği ve değerlendirme ile analizini gerçekleştirebileceği, kontra senaryolar üretilip, etkinlikler tasarlayarak uygulamaya koyulacağı, kamuoyunun Kemalist ideolojiye ve ulusal çıkarlara uygun sivil hareketi sahiplenerek katılım sağlanabilecektir. Lobi, geniş halk kitlelerine yönelik çalışmalarında özellikle gençlerin Kemalist ideoloji ve ülke çıkarları doğrultusunda yeniden örgütlenmelerini sağlamayı tasarlamaktadır. Dış ülke istihbarat örgütlerinin uzantıları olan kuruluşların, finans ve kontrolünde etkinlikler sergileyen, mevcut sivil toplum örgütlerinin ulusal çıkarlara aykırı faaliyetlerini sağlıklı biçimde belirleyerek bu faaliyetlerin kamuoyunu etkilemesinin önüne geçilmesini sağlamak için; gerekli önlemleri alıp kontra teori ve senaryolar üreterek uyguluma alanları yaratılması ve yaşama geçirilmesini sağlayacaktır. Bir merkezde toplanacak olan bilgiler ışığında analiz ve değerlendirme yapacak, teoriye senaryolar üreterek, iletişim ve propaganda yoluyla ulusal çıkarlara aykırılıklar karşısında sivil direnç odakları oluşturacaktır.

Lobi yapılanması ve tüm faaliyetleri mevcut hukuk platformu ile çerçevelenecektir. Örgütlenme, yapılanma ve faaliyetlerinde legal sınırlar içinde kalarak böylece temiz toplumun özlemi içindeki kamuoyunun, özlemini duyduğu, kendi yapısına uygun sivil toplum örgütlerine kavuşmuş olunacaktır.

Lobi’nin her girişimi, kendi içinde oluşacak hukuk birimi tarafından yasal koşullara uyumlu hale getirilecektir. Lobi’nin Kemalist ideolojiye bağlılığı ve bağımsızlığı, kendi içinde uygulamaya koyacağı ticari faaliyetler ile sağlanacak. Lobi, tasarım, girişim ve uygulamalarında toplumun temiz toplum özlemi arayışına örnek sivil toplum örgütlenmelerinin oluşturulmasında önderlik edecek. Aynı şekilde ticari ve kültürel faaliyetlerde de doğrudan doğruya toplumsal eylemler içinde yer almayıp, tüm faaliyet alanlarında organizasyon çatısı altında oluşturduğu kuruluş ve örgütleri amaçları doğrultusunda harekete geçiren bir mekanizma olarak kalaya özen gösterecektir.

Lobi’nin prensip olarak hiçbir girişim ve eylemin içinde yer almaması ve tümüyle yasal düzenleme içinde hareket etmesi, toplumsal prensiplere saygılı olması, örnek bir sivil toplum kuruluşu olarak, siyasetten tümüyle uzak bir yapı olarak faaliyet göstermesi gereklidir.

Geleceğin dünyasında ‘sanal ortam’ büyük önem ifade edecek olmakla birlikte, katı gerçekler belirleyici ve sonuçlandırıcı unsurlar olmaya devam edecektir. Ergenekon’un Lobi adını verdiğimiz örgütsel organizasyonun faaliyetlerine önümüzdeki zaman dilimi içinde çok daha fazla gereksinimi olacağı görüşünde haddimizin sınırlarını zorlayan ısrarcılıktaki ifade ve işaretlerimizin amacı, konunun öneminden kaynaklanmaktadır.

Emir ve tensiplerinize…”

KAYNAK:

EYMÜR : İÇ SAVAŞIN MİTÇİSİ;TALAT TURHAN  . ORHAN GÖKDEMİR

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.