Ana sayfa Köşe Yazarlarımız TAMAM – Köşe Yazısı

TAMAM – Köşe Yazısı

898
0

“Kelimelerle oynayarak yaşamanın bedeli tek bir kelimenin oyuncağı olarak yaşamaya mahkûm olmakmış” dedi yazar…

Hangi yazar demiş bunu diye soracaksınız şimdi… Biraz sonra kâğıdı süsleyecek olan yazıları yazan kişiden bahsediyorum işte… Yazan kişiden… Yazar olmayan ama yazan kişiden… Düzeltiyorum o zaman:

“Kelimelerle oynayarak yaşamanın bedeli tek bir kelimenin oyuncağı olarak yaşamaya mahkûm olmakmış” dedi yazan kişi, er kişi, deli kişi, ben kişi…

Bazı sıfatlar vardır ki yakışmaz insanın üstüne, eğreti durur, tutunamaz, kayar gider… Hep deli olmayı istedim. Mesela hayatım boyunca, adımın önünde dursun istedim deli sıfatı, olmadı, beceremedim… Meğer istemekle olmuyormuş, bu yüzden saygı duydum gerçek delilere, kızdım sonra kendime bu güne kadar onları ciddiye almadığım için… Er kişi olayım, o zaman dedim, … Olur, mu, o da olmadı… Uymadı, uyduramadım, beceremedim… Ben kişi olsaydım zaten, olabilseydim yani, olamadım ki… Başaramadım

Yazar sıfatı oldum olası zaten yakışmaz bana, yazan desek belki yakışacak ama yazar yakışmıyor işte… Hele bir şair kelimesi var ki aman aman uzak tutun benden… Çoğu zaman uyardı beni arkadaşlarım, yazmak sana iyi gelmiyor, bırak dediler…. Ama illa ki yaz, sana yazmak yakışıyor diyenlerin gölgesinde kaldılar. Ben seçimimi yazmaktan yana kullandım tüm beceriksizliğime rağmen.

Yazmak ile yazmamak arasındaki o ince kıl çizgi… Delilik ile akıllılık arasındaki ince ve kıl çizgi gibi… Bir kere başladın mı bırakamayacağını bile bile başlamak gibi…Dönüşü olmayan yol gibi bırakılamazsın.

İşte çok çılgın bir hayat yaşamak istedim alabildiğine özgür ve sorumsuz. Oldu mu olmadı uydumu yine uymadı. Hiç işte hep bir akıl, beni uslu yaptı düşünmeye itti. Hayatı tecrübe ettim hep ,ama her defasında bir yerde durdum duruldum.

Düzenli bir hayat istedim. Planlı programlı her şeyi ile düzenli alabildiğine uyumlu olacak dedim kendime. Denedim oldu mu olmadı yine, bir yerinden koptu hayat beni aldı düzenin içinden attı. Karmaşık ve bol yönlü bir heyecanlı yaşama. Olmuyor her isteyince bir bakmışsın en olmadık yerde ve olmadık bir şeyin içindesin sürüklüyor seni yaşam.

İşte Böyle başladı belki her şey, çok da düzen, çokça renk içinde yaşarken bırakamadığım tek şey yazmak oldu. Alışmış kişi insan türleri arasında en tehlikeli olanıdır… Bir kere kalem ve kâğıt arasında sıcak bir ilişki kurulduysa ben yazmıyorum diyerek kenara çekilmek çok zordur…

Gözlerimi ne zaman kapatsam, kelimeler uçuşuyor havada…

Ne zaman çevreme baksam, kağıda dökülmeli bütün bu yaşananlar diyorum…

Duymazlıktan geliyorum, hiç oralı olmuyorum ama, yine de sonuç değişmiyor…

Bir kere yazma eylemi işlemişse kanına insanın, ne yapsan da kurtulamazsın diyor, bir ses…

Tamam.. Diyorum Tamam

Sen kazandın yaz gördüğün şeyleri farklı bir bakış ile yaz ve herkes gibi olma sıra dışılığınla bir şeyleri bul yarat. Yaratmak derken, haşa yüce yaratandan. Bizimkisi olan şeylerden bir keşif olsa gerek. Kelimeleri kullanarak yol bulma akarsu olma, denize ulaşma…

İş böyle dedim artık seni ve şansımı zorlayacağım. Zaten çok şanslı sayılırım. Kendimi de  gayet iyi anladım. Şimdide yazarak anlatmaya çalışıyorum sizce oldu mu derseniz. Olmadı ama tamam…

Olmasa da, olsa da Tamam…

Dünyada birçok yetenekli kişi, küçük bir cesaret sahibi olamadığı için kaybolurlar.(Sydney Smith)