Ana sayfa Köşe Yazarlarımız KENDİ DİLİM; KÂFİRLİK-Köşe Yazısı

KENDİ DİLİM; KÂFİRLİK-Köşe Yazısı

1070
0

“Kendi dilimle konuşursam bana gülerler ,“Kâfirdir “ derler, beni küfürle damgalarlar.” (syf. 90)

Kendi diliyle konuşunca kendisine “kafir” denilmesinden korkan bu adam kim? Mevlana’nın can dostu, şeyhi ,”cancağız”ı, bâtın yolculuğunda mürşidi, Mevlana’nın bütün dünyasını alt üst eden Tebrizli Şems, Şems-i Tebrizî . Niye kendi “dil”iyle konuşmaya korkuyor?

“  Bu halk ile ikiyüzlü konuşursan hoşlarına gider. (36)

“Şeyhlerin kuvveti başka başka olur. Onlar, küfür ve İslam bizim katımızda birdir, derler. Bununla beraber bütün kuvvetler iki kılıkta görünür .” (37)

“ Ey ahmak, ben ne söyledim sen nasıl yorumluyorsun! .. O, beni Allah sıfatlarıyla vasıflandırıyor ve Allah gibi hem lütfu hem kahrı var, diyor .” (39)

“ Eğer benim sövüp saymam yüz yaşındaki kâfirlerin kulağına değse, imana gelir. Müminin “kulağına erişse veli olur.” (43)

Fahri Razi, Kuran ve tefsir bilgisinde bin top kâğıt harcamıştır. Bazıları da beş yüz top kağıt karaladığını söylemişler. Halbuki yüz bin Fahri Razi , Bâyezid’in yolunun toprağına bile erişemez.”(82)

“Efendinin biri bir adama sordu:” Sen Yahudi misin?”  “Hayır, din bilginiyim.” dedi. “Keşke Yahudi olaydın.”dedi.(86)

“Biri dedi ki, ben kâfirim. Sen Müslümansın. Müslümanlık kâfirde de vardır ama âlemde kâfir nerede?  Ona secde edeyim. “Ben kâfirim .“ de ki sana buseler vereyim .”(92)

“Lezzet küfürdedir.” (92)

“Eğer bir kimse mihrapta namaza durmuş fakat kafası dünya işleri ile meşgul ise, meyhanede zina eden adamın yaptığı iş onun işinden farksızdır.” (96)

“Çile dolduranlar Musa’ya uyanlardır çünkü onlar Hz. Muhammed’e uymaktan zevk duymazlar. “(114)

“ Bizim cehennemimizde hep arifler, bilginler yanar.”(12)

“ Dün anasının karnından çıkmış, ” Ben Allah’ım! “ diyor. O filandan doğmuş Allah’tan çok üzgünüm. Allah, Allah’tır.  Diyordu ki: Filan kimse uzun bir yolculukla filan şeyhin şöhretine koşar. Ona varınca şeyh sorar: ” Niye geldin ?”  “Allah’ı aramaya deyince şeyh ona şu cevabı verir .” Allah, erkeklik aletini kaldırmış, bir kancıkla birleşmiştir.”  Adamı geri çevirir.” (124)

“O şeyh diyordu ki: Filan şeyhin güzel kokusu, Allah kokusundan da üstündür. Dedim ki: Bu koku belki senin karın ve onun oynaşından geliyor.”(125)

“Senin üstadın mı daha iyidir yoksa Bayezid-i Bistami  mi? ‘Üstadım daha iyidir.’ Dedi.’ Ya üstadın mı iyidir yoksa (hâşâ) Hazret-i Peygamber mi?’  üstadım.’ ‘Ya üstadın mı daha iyidir yoksa Allah mı?’  ‘Üstadım .’ dedi.”(129)

“Bir kimse bütün halkı okutarak yetiştireceğine inanıyorsa, o her şeyden habersiz bir gavurcuktur.”(141)

“Şahap hoş bir kâfircikti.  Nişabur dili konuşurdu. Derdi ki: Bir işi yapıyorsan kendini üzme. Çünkü sen erkekten de dişiden de el çekmişsin. Ama bizim Muhammedimiz, Mecusi’dir. Kendi zatı ile varlığı vaciptir.  Bir daha  kurcalarsan “Allah” dersin. (143)

“Hem bu hayatta hem de dünyada Allah’ı görebilmek mümkündür.”(145)

“ Kuran’ın yediye kadar sayılan zahirî,bâtınî, hatta bâtının  bâtınî mânası vardır ama bu yedi mâna lazım değildir… Kuran’ın yedi türlü mânasını veya yüz bin türlü mânasını başka bir Hakk vergisidir…( Bu mânalar Allah’ın en seçkin kullarının anlayacağı mânalardır…)(146)

“ Musa o baygınlık halinde belki Allah’ı göremedi ama Kuran’da ‘ Mutlaka göremedi .’ demiyor… Ben diyebilirim ki Musa o baygınlık hali içinde Allah’ı gördü.”(148)

“ Derviş, padişahın huzuruna gitti, selam verdi.’ Benden bir söz dinle .’ dedi. Padişah dervişin tatlı konuşması üzerine atının dizginini çekti…’ Bu derviş her ne isterse vereyim. Mal, mülk, hatta en güzel kızımı… Nikâhlı karımı bile istese boşayarak kendisine sunayım.”(151)

“Fakr mertebesi tamam olan ancak Allah’tır.” Gibi binlerce beyhude sözlere gelelim. Yani ‘ Fakr tamam olunca Allah yüz gösterir, onu bulur vegörürsün.’ Sözünde küfür yoksa bu sözün mânası o değilse, seninle Hıristiyan arasında ne fark olabilir? Nihayet Hz. İsa, Hallac-ı Mansur’dan da Bayezid’den de ötekilerden de daha latif bir zat idi. Şu halde Hıristiyanı, İsa Allah’tır veya Allah’ın oğludur, dediği için kınamak neden? Sen de aynı şeyleri söylüyorsun.”(167)

“ Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: ‘Her din bilgini (fakih) bir gün bir sokaktan geçse , o sokaktan kırk gün şeytan geçmez.”(175)

(BELİRTİLEN SAYFA NUMARALARI ŞEMS’İN MAKALAT İSİMLİ ESERİNE AİTTİR.)