Ana sayfa Köşe Yazarlarımız KÜÇÜK DÜNYAM – Köşe Yazısı

KÜÇÜK DÜNYAM – Köşe Yazısı

1011
0

“Bir tüneldesin uzakta çok uzakta bir ışık görünüyor bir yerlerde çıkış var ama ulaşmak için güç yok… Bir el olsa… Bir göz… Bir ses olsa belki dayanır yürek…”
Benim içimde gizlediğim ve kendimi zaman zaman sakladığım küçük bir dünyam var; bazen mutluluk ve neşeyle ama çoğu zaman hüzünlerin arasından dökülen gözyaşlarımı tutamadan sakladığım. Saklı dünyam bana benzemiyor, kendimi küçük bir çocuk gibi hissettiğimde hep oraya giderim, hayatı görmek, anlamak için ama bir türlü başaramam. Çünkü bu dünyamda çok yalnızım ve çok çaresiz…
Küçükken, büyüklerin her şeyin eğrisini doğrusunu bildikleri için büyük olduklarını düşünürdüm. Ama ben büyüdükçe dünyam küçülüyor, korkularım büyüyor… Hayatı anlayamadıkça küçük dünyama daha çok gitmeye başladım. Daha çok saklandıkça daha çok anlayamaz oldum. Anlamadığım hayata düşman belledim. Düşlerimi, hayallerimi kaybettim. Dağıldım, dağıttım sakladıklarımla kendimi, hayallerimi dört bir tarafa attım. Üzerimdeki ağırlıkları taşıyamaz oldum. Küçük dünyamdan baktım hep değişmeyen hayata. Gün gece kadar karanlıktı, yolumu bulmak için bir mum ışığına muhtaçtım işte o an anladım; hayatı karanlık yapanın hayatın kendisi değil, benim kendimin olduğunu. Benim için büyük bir buluştu hayata yaptığım yolculukta. Karanlıktı, ışığa çıkmak için bana yol gösteren. O an anladım, en küçük bir ışık bulduğumda peşinden gitmem gerektiğini, zamana yenilmemeyi… Düşlere, hayallere kapımı kapatarak düne bakmadan geleceğe yürümeyi, pişmanlık duymadan yaşamanın bu olduğunu… Artık çok iyi biliyorum; dün bugünden, bugün dünden habersiz yaşanmalıymış. Dünyam renklendi.
Çocukken hayallerini kurduğum büyük büyük mutluluklar yokmuş hayatta. Her büyük mutluluğun arkasında kocaman bir mutsuzluğun saklı olduğunu anladım ve alıştım. Mutluluk için düşlerimi çok büyütmüyorum. Büyük hayalleri küçük dünyama sokmuyorum. Geleceğe bakıyorum, geçmişi sorgulamıyorum, içinde bulunduğum anın mutluluğuyla mutlu olunması gerektiğini artık biliyorum. Kendi mutluluğumun kendi dünyam olduğunu biliyorum.
Benim küçük bir dünyam vardı ya hayata o pencereden baktığım, şimdi öyle bir pencerem yok, duvar ördüm. Hayata pencereden bakmayı bıraktım, kapıyı kullanıyorum. Hayata bakmak yerine doğrudan içinde yaşamayı seçiyorum. Şimdi daha iyi biliyorum.
Yaşanan her şey anlamsız ve değersiz değil, pencereden bakarak zaman geçirilecek kadar. Ya kapıdan hayatın içine yürürsün ya da hayatı göremediğin pencereden bakarken kaybedersin.
Zaman kimseyi beklemiyor…