Ana sayfa Yazı-Yorum Atayı anmak,10 Kasım’da ağlamak değil…

Atayı anmak,10 Kasım’da ağlamak değil…

714
0
PAYLAŞ

 

Bu başlığı çeşitli kesimlerden her fırsatta şeklen,adeta bir gösteriş yarışı ile onu anmayı adet haline getirenlere yönelik verdim.Ama ,bu arada reddedenlere de bir çift sözüm var. Bu evrende yaşayan ve onu biraz olsun tanıyan tüm insanlık bilsin kiii,Bu lider, Dünyadaki her ağacın her yaprağının düşeceği zamanı da emreden,Allahü tealanın emri ile Türkiye Cumhuriyetini kurmak için görevlendirilmiş insandır.Onu heykellerle,rozetlerle,resimlerle kısaca şekle bağlı gösterişle değil Atatürkçü düşünce sistemini,ilkelerini ve kurduğu laik,demokratik,hukuka dayalı devlet yapısını anlayıp uygulayarak yaşatabilirsiniz..

Bu gün sizlere bir subayın,ki bu subay benim devre arkadaşım,kırk yıllık silah arkadaşım Selami ÜNLÜ.Ben onun 16 yıl önceki bir anısını sizlere aktarmaktan onur duyuyorum.

Romanya da Dağdaki Çobanın Atatürk’e saygısı “2000 yılının Mart ayı ,Lüleburgaz’ da Binbaşı olarak Tank Tabur Komutanıyım.Romanya’ ya görevlendirme emri aldım.Görevlendirme dediysem de aslında bir iade-i ziyaret..Romen silâhlı kuvvetlerinden 20 kişilik bir askeri birliğin , bir yıl önce taburumuzu ziyaretlerinin iadesi… Yaklaşık 20 kişi( Ben Tank Tabur Komutanı Binbaşı, bir üsteğmen , iki astsubay , 15 kadar da erbaş ve er) uçakla İstanbul’ dan Bükreş’ e gittik. Oradan karayolu ile Brasov-Sibiu güzergahından Targu Mures’ e geçtik. Bir hafta kadar atış , spor , tanışma , kaynaşma , vb. faaliyetlerden sonra Romenlerden de 20 kişilik bir birliğin katılımıyla , kamp yapmak üzere , bizi yaklaşık 100 km. intikalle ormanlık bir bölgeye götürdüler.Sonradan haritaya baktım , gittiğimiz yer Ukrayna – Moldova sınırlarına yakın Karpat dağları bölgesinde , yayla görünümlü ıssız bir yer. Romen askerlerle bizimkiler çabuk kaynaştılar.Birlikte spor , pusu , keşif vb. eğitimi yapıyorlardı.Güzel dostluklar kuruldu , zaten esas gaye de bu idi.Burada 7-8 gün kalacaktık. Kampın sonlarına doğru , Romen basının da izleyeceği küçük çaplı bir tatbikat planlandı.Bu maksatla ben , Romen kolordusundan bir Albay , Romen Tabur Komutanı bir Yarbay , tercüman Yüzbaşı (Romen) ve bölgeyi bilen sivil bir rehber ile birlikte yaya olarak arazi keşfine çıktık. Bölge hakikaten güzeldi , bizim Karadeniz yaylalarına çok benziyordu.Yeşil alanlar , küçük ormanlar , ağıllar , büyük ve küçükbaş hayvanlar araziye serpilmiş vaziyetteydi.Hem araziyi inceliyor hem de sohbet ediyorduk.Konuşmalarınızı tercüman Yüzbaşı Rumenceden İngilizceye çeviriyor , benim İngilizcemin yetmediği yerde çat-pat Türkçesiyle yardımcı oluyordu. 3-4 saat kadar dolaştıktan sonra oturup biraz dinlenmek istedik.Yakınımızda bir ağıl vardı.Romen Yarbay oraya gidip orada dinlenelim dedi.Ancak , sivil rehber , ağıl sahibi koyun çobanının aksi bir yaşlı olduğunu , pek misafir sevmediğini söylemesine rağmen şanslarını denemeye karar verdiler.Ağılın yığılı taş duvarına yaklaşınca rehber içeriye doğru seslendi.Bir süre bekledik , ikinci defa seslenince içeriden iri yarı, sakallı , yaşlı ama dinç bir adam çıktı.Aslında rehberin bu adam için aksi demesine hiç gerek yokmuş , yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu.Hani çizgi roman Heidi var ya , onun da bir dedesi var ya , işte O.. – Ne var , ne istiyorsunuz , diye bağırdı.(Tercüman bütün konuşmaları bana anında çeviriyordu) – Su içip dinlenecektik dedi , rehber. – Suyum yok , duvara da yaslanmayın , dedi yaşlı çoban.Bir taraftan da bizleri süzüyordu. – Nerede su bulabiliriz , diye sordu Romen Alb. Adam bize doğru birkaç adımla yanaştı. Suyu bulabileceğimiz yeri tarif ederken bir yandan da eğitim üniformalı bizleri inceliyordu. Gözü bana takıldı , benim üniformam Romenlerinkinden farklıydı. – Bu kim , diye sordu beni işaret ederek , Bu defa Romen Tb.K. Yarbay söze karıştı.Benim Türk Subayı olduğumu , görevli olarak geldiğimizi kısaca anlattı. Yaşlı çoban , yaslanmayın dediği taş duvara bir elini koyup destek yaparak bizim bulunduğumuz tarafa atladı.Bana doğru geldi (irkilmedim desem yalan olur) , elleriyle iki omzumdan tuttu ve alnımdan öptü.Sağ elinin işaret parmağını sallayarak ve yüksek sesle ; -Atatürk , kahraman Atatürk ‘ ün askeri , dedi. Çok tuhaf olduğumu hatırlıyorum , çünkü kopmuştum artik… Yüz hatları gevşemiş sevimli bir adam olmuştu.Hepimiz de donup kaldık . – Bekleyin , dedi , ağıla girdi. Biraz sonra elinde süt bardakları , peynir tabağı ve biraz ekmekle yanımıza geldi , gülümseyerek ; – Suyum yok ama sütüm var , dedi. * * * * * * * * Kampa geri dönerken pek fazla konuşmadık.Romenlerin canı biraz sıkkındı , tercüman Yüzbaşı sonradan bana anlattı ; ihtiyar çobanın ikramından dolayı mahcup olmadıkları için mutlu olmuşlar , ama kendi ülkelerinde , kendi vatandaşından bu itibari görmedikleri için de üzülmüşler.. Ben ise şaşkınlığımı üzerimden attıktan sonra duygularımın farkına varabildim.Bizim Ayder Yaylasında , bir Fransız Subayına , bir koyun çobanının sarılarak , – Napolyon , kahraman Napolyon ‘ un askeri , demesi gibi imkansız bir olaydı bu.. * * * * Hatırladıkça gurur duyuyorum . Ama üzülüyorum da .. Romanya ‘ nın ücra bir yaylasında okumamış bir koyun çobanı Atatürk ‘ ü bilirken , ülkemizde sözüm ona okumuş(!) bazı koyun çobanları Atatürk ‘ ü bilmek istememektedirler . Kim mi bunlar ? Asık suratlarından , sivri kalemlerinden , çapsız söylemlerinden ve meczup yorumlarından tanıyacaksınız onları…” Benim ekleyeceğim son not şu.”Atamızı sakın şeklen anlamaya çalışmayın.Onun eserlerini okuyun,yaptıklarını anlayın.En önemlisi işaret ettiği yolu iyi analiz edin,UYGAR ÜLKELER HEDEFİ’ni iyi anlayın. O bir insandır,hatalarını ileri çıkarıp yıpratmak yerine yaptığı “Dünyanın da örnek aldığı güzel yönleri” anlayıp uygulamalıyız. Bu ülkede Devlet kuralları,hukuk kuralları dışında kurulan ve milletin vicdanından doğmamış hiç bir yapının bize yararı olamaz,kendi yorumladıkları anlayışla,dinimizi kullanarak Cumhuriyeti ve Demokrasiyi yıkmak için bizleri kandırmak isteyenlere en güzel örnek,15 Temmuz gecesi vatandaşlarımızı acımasızca öldüren, eğer Milletimizin dik duruşu olmasa haince emellerine ulaşmak için iç savaş çıkartacak kadar şeytani planlar yapan FETÖ Terör örgütüdür.SAYGILARIMLA..