Ana sayfa Yazzar Boncuğu HAZİRAN’DA ÜŞÜMEK

HAZİRAN’DA ÜŞÜMEK

2889
0

Bu nasıl bir kutuplaşmak?

Antartika bile küresel ısınmadan muzdarip erim erim erirken, en insan bakışlarımızda bile buz kristalleri,

Aynı geminin yolcusuyken, üstelik kendi soğukluklarımızın buzdan dağlarına çarparken, hatırla Titanic’i,

Batarken çalmaya devam eden orkestra halleri,

Üşütüyor beni…

***

Bülent Ecevit’ li, Erdal İnönü’lü, Necmettin Erbakan’ lı, Turgut Özal’ lı zamanları anımsatacağım, hassasiyetli siyaset nostaljisi…

Hani en azından bir araya gelirler, açık oturumlarda vatandaşlarına seslenirlerdi.

Siyasette bile nezaket havası hâkimdi, eski zaman siyasetçileri, şimdiki zaman siyasetçilerinden çok daha samimi çok daha demokratikti.

Bugünün siyaset söylemlerindeki nefret dili,

Üşütüyor beni…

***

Hayır, yani siyaset kendi yığınlarını oluşturmak değil ki,

Memleketin âli menfaatleri için bir bütün yaratmak olmalı siyasetin gayesi,

Bugün birlik olunmazsa görebiliyor musun yarın ki muhtemel hiçliği?

Komisyonlarda tekme tokat kavgalar, seçimden sonra unutulan vatandaşın birinci tekilliği,

Üşütüyor beni…

***

Unutma, İpsala’dan Yüksekova’ya her karış vatan toprağında nöbet tutan Mehmed’i…

Ve o vatan toprağının altındaki şehit Mehmed’im, sürdürüyor vatan nöbetini,

Ki onlar yorulmaz, acıkmaz, susamaz, üşümez, bu vatanın ölümsüz evlatları,

Halâ taşıyorlar bu vatanının sancağını, senden benden daha diri…

Şehidin aziz hatırasını kırmaktan korkmayan, cebindeki yumurtanın kırılmasından korkar mı?

Şimdilerde şehit cenazelerine cebinde yumurtayla giden zihniyet,

Üşütüyor beni…

***